"Çocukları gelecek
zamana göre yetiştirin, bulunduğumuz çağa göre değil." Hz. Ali
"Gençler, cesaretimizi takviye ve idâme
eden sizsiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık
meziyetlerinin, vatan muhabbetinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsâli
olacaksınız."
Mustafa Kemal Atatürk
"Dindar ve kindar bir nesil
yetiştireceğiz." ...
20 Temmuz 2014 Pazar
Adam olmak
Çevrende herkes şaşırsa bunu da senden bilse
Sen aklı başında kalabilirsen eğer
Herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır
Hem kendine güvenebilirsen eğer
Bekleyebilirsen usanmadan
Yalanla karşılık vermezsen yalana
Kendini evliya sanmadan
Kin tutmayabilirsen kin tutana
Düşlere kapılmadan düş kurabilir
Yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer
Ne kazandım diye sevinir, ne yıkıldım diye yerinir
İkisine de vermeyebilirsen değer
Söylediğin gerçeği eğip büken düzenbaz
Kandırabilir diye safları dert edinmezsen
Ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz
Koyulabilirsen işe yeniden
Döküp ortaya varını yoğunu
Bir yazı-turada yitirsen bile
Yitirdiklerini dolamaksızın dile
Baştan tutabilirsen yolunu
Yüreğine sinirine dayan diyecek
Direncinden başka şeyin kalmasa da
Herkesin bırakıp gittiği noktada
Sen dayanabilirsen tek
Herkesle düşüp kalkar erdemli kalabilirsen
Unutmayabilirsen halkı krallarla gezerken
Dost da düşman da incitemezse seni
Ne küçümser ne de büyültürsen çevreni
Her saatin her dakkasına
Emeğini katarsan hakçasına
Her şeyiyle dünya önüne serilir
Üstelik oğlum adam oldun demektir
1895 yılında Nobel Ödüllü Britanyalı şair Rudyard Kipling tarafından yazılmış bir şiirdir. Türkçe'ye eski Türkiye Cumhuriyeti Başbakanları'ndan ve şair Bülent Ecevit tarafından "Adam Olmak" ismiyle çevrilmiştir.
Çevrende herkes şaşırsa bunu da senden bilse
Sen aklı başında kalabilirsen eğer
Herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır
Hem kendine güvenebilirsen eğer
Bekleyebilirsen usanmadan
Yalanla karşılık vermezsen yalana
Kendini evliya sanmadan
Kin tutmayabilirsen kin tutana
Düşlere kapılmadan düş kurabilir
Yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer
Ne kazandım diye sevinir, ne yıkıldım diye yerinir
İkisine de vermeyebilirsen değer
Söylediğin gerçeği eğip büken düzenbaz
Kandırabilir diye safları dert edinmezsen
Ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz
Koyulabilirsen işe yeniden
Döküp ortaya varını yoğunu
Bir yazı-turada yitirsen bile
Yitirdiklerini dolamaksızın dile
Baştan tutabilirsen yolunu
Yüreğine sinirine dayan diyecek
Direncinden başka şeyin kalmasa da
Herkesin bırakıp gittiği noktada
Sen dayanabilirsen tek
Herkesle düşüp kalkar erdemli kalabilirsen
Unutmayabilirsen halkı krallarla gezerken
Dost da düşman da incitemezse seni
Ne küçümser ne de büyültürsen çevreni
Her saatin her dakkasına
Emeğini katarsan hakçasına
Her şeyiyle dünya önüne serilir
Üstelik oğlum adam oldun demektir
1895 yılında Nobel Ödüllü Britanyalı şair Rudyard Kipling tarafından yazılmış bir şiirdir. Türkçe'ye eski Türkiye Cumhuriyeti Başbakanları'ndan ve şair Bülent Ecevit tarafından "Adam Olmak" ismiyle çevrilmiştir.
"Gerçeği nasıl tanımlarsın ? Eğer
hissedebildiğin şeylerden bahsediyorsan, koklayabildiğin, tadabildiğin ve
görebildiğin, o zaman gerçek, basitçe beynine iletilen elektronik
sinyallerdir."
"Hiç gerçek olduğundan emin olduğun bir rüya gördün mü? Ya bu rüyadan hiç uyanamasaydın o zaman gerçek dünya ile rüya arasındaki farkı nasıl ayırt ederdin?"
~Morpheus
"Hiç gerçek olduğundan emin olduğun bir rüya gördün mü? Ya bu rüyadan hiç uyanamasaydın o zaman gerçek dünya ile rüya arasındaki farkı nasıl ayırt ederdin?"
~Morpheus
"İslam birliği taraftarlarına göre
Türkler, Müslüman bir millet oldukları için müslümanca adlar almalıdır.
Türklerin İslam olmazdan önce kullandıkları adları almak yanlıştır,
Müslümanlığa aykırıdır. Dünyada bundan daha yanlış ve iptidai düşünce olamaz.
İslam adları denen adlar Arap adlarıdır. Bunların hemen hepsi de İslamlıktan
önceki zamandan beri Araplar arasında kullanılmaktadır. Yani küfür ve cahiliyet
zamanından kalmadır. Anlamı bilinmeyen kelimeleri çocuklarımıza takmakta maddi
veya manevi hiçbir kazancımız yoktur. Aksine, milli ruh bakımından kaybımız
vardır. Hele Müslüman adları arasında Yahudilerden Araplara geçen Musa, İsa,
Süleyman, İbrahim, İsmail, İshak, Yakup, Yusuf, Harun, Davud gibi adlar bizim
Türkçe adlarımızla ölçüştürülebilir mi? Hayvan adıdır diye Bozkurt’a,
Alparslana’a, Ertuğrul’a itiraz edenler Muaviye’nin “Uluyan Dişi Köpek” ve Osman’ın
“Yılan Yavrusu” demek olmasına ne buyururlar? Araplarda yalnız şahısların
değil, boyların da hayvan adı aldığı vardır. Mesela bir kabilenin adı “Beni
Kelb” yani “İtoğullarıdır”. Kadın adları da öyledir: Ayşe “Yaşar”, Fatma
“sütten kesilmiş”, Hatice “Vaktinden önce doğmuş”, Zeynep “tombul” demektir.
Hele Türkler’in islamiyetten sonra büyük devlet kurabildikleri iddiası ile
sadece gülünçtür. Çin seddinden Avrupa ortasına kadar uzanan büyük ve şanlı Kun
Devleti yedi yüzyıl sürmüş; Çin’den Doğu ve Batı Roma’dan haraç almıştır. Basit
bir barbar topluluğu ne bu kadar uzun yaşayabilir, ne de bu büyük ve medeni
devletleri vergiye bağlıyabilirdi. Kora’dan Kırım’a kadar iki asır süren ve adı
sanı Çinlilerin, İranlıların, Arapların ve Batı Romanın hatırasında büyük bir
iz bırakan teşkilatlı ve demircilik üstadı Gök Türklerle maddi medeniyet
alanında Uygurlardan ve içinde kalabalık Müslüman Türklerin bulunmasına rağmen
islami karakterde bir devlet olmayan, tarihin en büyük imparatorluğu, Çengiz
Han Devletinden uzun boylu konuşmaya lüzum yok. Bu kadar sözden maksat,
Türklerin büyük devlet ve medeniyet kurmak için Müslüman olmaya ihtiyaçları
bulunmadığının tesbitidir. Tarihi gerçek şudur ki: Türkler Müslümanlık
sayesinde değil, Müslümanlık Türkler sayesinde yükselmiş ve yaşamıştır."
Nihal Atsız
Nihal Atsız
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
